Periferik Arter Hastalıkları

VİTRİN HASTALIĞI olarakta bilinen atardamar tıkanıklıklarının sebebi damar sertliğidir (Ateroskleroz). Hastaların çoğu kendilerinde damar hastalığı olduğunu bilmeden günlük yaşantılarına devam ederler. Damar tıkanıklığı, dokulara kan akımını engelleyecek kadar ilerlediğinde ise belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Hastalar yürüdüklerinde, rampa ya da merdiven çıkmakla kalça ya da baldırlarında yorgunluk ya da kramp tarzında ağrılar hissederler. Durup dinlenmeleri gerekir. Bu da yolda yürürken durup vitrine bakmaya benzetildiği için ‘Vitrin Hastalığı’ olarak adlandırılmıştır.

  • Sigara
  • Yüksek Tansiyon
  • Şeker Hastalığı
  • Kolesterol Yüksekliği
  • Genetik Yatkınlık
  • Sedanter Yaşantı,

bu hastalığa yakalanmayı artıran risk faktörleridir.

Aralıklı Kladükasyo denilen yürüme ve durup dinlenme periodları dışında hastaların bacaklarında tüylerde dökülme, tırnaklarda kalınlaşma, el ve ayaklarda renk değişikliği, bacaklar arasında çap farkı gibi belirtilerle de kendini gösterebilmektedir.Bu tür şikayetleri olan hastaların kalp ve damar sistemi muayenelerinin yapılması gereklidir. İleride ortaya çıkacak uzuv ve yaşam kayıplarının önüne geçilebilmesi açısından belirli periyodlarla kontrol gerekmektedir.

Bu hastaların büyük kısmı şikayetleri olmadan yaşantılarına devam ederken, damar tıkanıklıklarıyla beraber kalp damarlarında problem olma olasılığı %30-40 arasında değişmektedir. Bu hastaların yaklaşık %5 kadarına girişimsel işlemler gerekirken, yine bu hastaların %1’inde Kritik Bacak İskemisi denilen çok daha ağır bir tabloya ilerler.

Hastalığın tanısı iyi bir anamnez (hastanın şikayetlerinin dinlenmesi) ve fizik muayene ile konulabilmektedir. ABI (Ankle Brachial Index) denilen ve uygun yapılan ölçümler sonucu elde edilen veriler de hastalığın tanısının konulmasında yardımcıdır.

Bunun dışında girişimsel olmayan bir görüntüleme yöntemi olan doppler ultrasonografi ile darlık yada tıkanıklıklarının yeri ve derecesi saptanabilmektedir. Hastalığın kesin tanısı ise anjiografik olarak konulmaktadır. BT Anjio yada MR Anjiografi gibi yöntemler kullanılsa da altın standart DSA (Digital Substraction Anjiografi)dir. Hastanın atardamar sistemine bir iğne yardımıyla girilerek atardamar yapısının gçsterilmesi esasına dayanır. Tedavinin planlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Hastalığın tedavisi ise yaşam tarzı değişiklikleriyle başlayıp, hastanın şikayetleri, darlık/tıkanıklık derecesine göre değişiklik göstermektedir. Risk faktörlerinin ortadan kaldırılması tedavi için büyük önem taşımaktadır. Girişimsel yada cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesi planlanan hastalar için de değişik tedavi opsiyonları mevcuttur. Hastalığın yeri, yaygınlığı ve ciddiyetine göre girişimsel radyolojik yöntemlerle bu darlık/tıkanıklıklar açılabilmekte yada cerrahi/hibrit yöntemlerle ameliyat edilebilmektedir.

TOP